25 Ekim 2010 Pazartesi

2010’UN SON ANASI ve ŞAMPİYON DOMATES

2010’UN SON ANASI
İlkbaharda oğul verdiği için gelişemeyen bir kovanı kontrol ettiğimde içinde işçi arı büyüklüğünde bir ananın fır döndüğünü temmuzun ilk günlerinde fark ettim. O günler epey yağmurlu geçmişti. Ne kapalı ne de açık hiç yavru yoktu. Bu anaya iki hafta kadar süre tanıdım, yaptığım kontrollerde ananın fiziki durumunda hiçbir değişiklik olmadı ve yine kovanda yavru yoktu. Sonunda kovandan anayı uzaklaştırdım ve başka bir arıdan günlük yumurtalı yavrulu bir çerçeveyi kovanın ortasına yerleştirdim. Beklendiği gibi ana yüksükleri hemen görülmeye başlandı. Temmuz sonuna doğru ana çıktı, ağustos başlarında yavru atmaya başladı ama iki çerçeve kadar yavru attıktan sonra ana kayboldu. Araya oruç girdi ve arı çalışmalarım oldukça yavaşladı. Ramazan Bayramından önce yaptığım kontrolde tekrar ana ürettiğini gözlemledim. Yeni ana hızlı çıktı, bayramdan sonra yavru atmaya başladı. Tabi bu arada şurupla besleme işine devam ettim. Son on günde arıları dışarıdan iki defa gözlemledim. Güçlü arılarda fazla polen taşıma gayreti yok, zayıf arılarda, geç çıkan oğullarda diğer kovanlara göre daha fazla polen girişi var. En fazla polen taşıyan arı da son analı kovan. Bu pazar hava oldukça güzel 25 derece civarında bir sıcaklık… Durur muyum, açtım son analı kovanı… Maşallahı var… 2-3 çerçeve yavru… ödül olarak bir besleme kutusu az sulandırılmış bal. ..

Polen girişinin diğerlerine göre yoğun olduğu bu arıda yavru faaliyetinin olmasından nasıl bir sonuç çıkarabiliriz?
Dün birkaç tane kovana yavru durumunu öğrenmek için baktım. Bazılarında hiç yavru yok, bazılarında son kapalı yavrular çıkmak üzere, günlük yumurta ve kurtçuk yok. Bir arıcı dostumuzdan aldığımız karniyol analı arıda az da olsa kapalı yavru vardı.
SARICA ARILAR
Arılık aynı zamanda sarıca arılar için önemli bir beslenme, barınma ve üreme alanı. Ağustos ayından kırağılar düşene kadar arıları rahatsız ederler. Burada arıları en çok ekim ayında  rahatsız ediyorlar. Kovan önleri sarıca ölüsü dolu. Kovan kapağının altından geçerek örtü tahtasına ulaşıyorlar. Orada mahsur kalanlar maalesef canından oluyor. Bu arılar aç gözlü... Şerbet taşıdığım 10 litrelik pet şişenin üst kısmını düzenli bir şekilde keserek şişenin ağız kısmını ters çevirip kesilen yere yerleştiriyorum. Şişenin içinde şerbet yok ama bulaşığı ve kokusunun çekiciliğine kapılan sarıca şişenin ağız kısmından kapana giriyor ve maalesef çıkışı olmuyor.

Yağan yağmurdan şişeye dolan su içeri giren sarıcalara başka bir tuzak, bir yüzme havuzu...
Arada tek tük bal arısı da dalmış şişenin içine.
Aslında sarıca arılar çiğ köfteye yani pişmemiş kıymaya bayılır. Geçen yıl birkaç gramlık kıyma koymuştum şişenin içine sarıcalar piknik yapsın diye...
 
 
 
 
 
 
 
   
BU ÇİÇEKLER BU ZAMANI SEVİYOR
Arılıkta yetişen bu çiçeklerle arıların pek işi olmuyor ama onların varlığı bana huzur veriyor.




























ARILARA KEK
Gerek olduğunda kullanılmak üzere kekimizi hazırladık. Şimdi hazırlamamın nedenlerinden birisi havalar soğudu mu ayçiçeği balı karışımı ballar kristalleşiyor ve balı akıcı hale getirmek için uğraşmak gerekiyor.








2010’UN ŞAMPİYONU
Geçen yıl yetiştirdiğimiz domateslerden poşete toplayıp arabaya koymuştum, bir tanesi poşetten düşmüş, günler sonra fark ettiğimde domatesten geriye içindeki tohumlar kalmış, onları da eski evin alt kısmındaki küçük pencerenin tahtasına bırakmıştım. Bu sene haziran yağmurlarından sonra pencerenin yanındaki eski kapının önünde domates fidesi… Hatırladım geçen yılki domates tohumundan. Evet, evet ondan çünkü domates pembe domates. Gerçekten boyu iki metreye yaklaştığı için şampiyon sıfatını hak ediyor. Market, çarşı ve pazardaki fiyatıyla da o bu yılın şampiyonu değil mi?





SBS’DE 500 PUAN ALMANIN SIRRI
Bir insanın yaptığı işte en iyilerden biri olmasının temel sırrı sanırım düzenli, ilkeli, istekli bir şekilde koyduğu hedefe odaklanarak çalışmasıdır.
Ders çalışmak, çalıştığı derslerde sınava girmek öğrencinin işidir. Yüksek puan biraz da doğuştan gelen yüksek zekayı gerektirir. Bir öğrencide hem zeka hem çalışkanlık hem de ileriye dönük hedefler varsa o hedefe ulaşmanın bedelini öder. Hani bir söz var,” Hiçbir başarı tesadüf değil.” Aynen öyle.
Bir öğrenci okuldaki derslerine düzenli çalışır, sınıf içi etkinliklere aktif olarak katılırsa başarılı olmaması için bir neden kalmaz. Aynı öğrenci devam ettiği dershanenin verdiği kaynaklarla yetinmemişse, diğer dershanelerin ve yayınevlerinin soru bankalarını, konu testlerini, yaprak testlerini gözden geçirdiyse, çözemediği bir problem, yapamadığı bir soru olduğunda bunun nedenlerini sorguluyorsa bu öğrenci işin sırrına ermiş demektir. Tabi bütün bunlar yetmeyebilir. Kendi dershanesinin dışındaki dershanelerin sınavını kaçırmıyorsa, sınavlarda başarı yönünden ilk sıralarda yer alıyorsa ki daha da yetmedi, internet sitelerinde düzenlenen sınavlara katılıp ülke düzeyindeki yerini görebiliyorsa SBS’ de hedefi on ikiden vurmak işten bile değil. İşte tanık olduğum bir öğrencinin 500 puan sırrı görseli…Kullandığı pek çok kitap, dergi ve yaprak testler çöpe atıldığından karede yer almamaktadır... Allah öğrencilere kolaylık versin.


1 yorum:

  1. selamlar
    ana arı döktürmüş
    bölgenize uygun ana arılar başarı gösteriyor
    öğrencilerimize de başarılar

    YanıtlaSil