Bahar, bu yıl bölgemizde çok serin geçiyor. Geçen yıl (2010) kış geç geldi. 19 kasım 2010 tarihli blog yayınında şöyle yazmışım: Bölgemizde pek alışık olmadığımız bir mevsim ve kasım ayı yaşıyoruz. Kamu çalışanları ve öğrenciler için uzun bir tatilde havaların güzel olması sanırım çok hoş oldu. Dün geceden başlayan ve sabahın erken saatlerinde şiddetelenen bir yağmur vardı. Ortalık aydınlanınca yağış kesildi ve ardından yine güneşli bir gün... Bugün dünden daha güneşli ve kasım ayı için sıcak sayılabilecek bir hava... İstikamet arılık..."
O zaman kışın bir an önce gelmesini isterdik, şimdi de baharın...
O zaman kışın bir an önce gelmesini isterdik, şimdi de baharın...
Güvem çiçeği ve arı
Bahar gelmesine geldi de arıların tam çalışabilmesi için sıcaklık yeterli değil. Arılığa gidiyorum, kovanları dışarıdan gözlemleyip duruyoruz. Arada bir yarım saat kadar güneş olursa merak ettiğimiz kovanları açıp bakarak merağımızı gideriyoruz. En iyi çalışan arılarımdan biri:
Havanın oynaklığına aldanan arılar az sıcağı görünce araziye çıkıyor ve biraz sonra soğuyan hava yüzünden kovanına dönmek zorunda kalınca kovan önüne kadar gelenlerin bir kısmı maalesef içeriye girememiş, fotoğrafta görüldüğü gibi dışarıda bir araya gelmişler. Bir kısmı da kovan önündeki otların arasındaydı. Buradan çıkaracağımız sonuçlardan birisi de kovanların iyi birer uçuş tahtası olması. 
Görsel, arılıkta suyun ve suluğun ne kadar önemli ve gerekli olduğunu anlatmıyor mu?
Arıcı arkadaşlara çalışmalarında başarılar dilerim.
Sayın meslektaşım haklısınız ne kış ne de bahar zamanında geldi. Havalar yarım gün bahar yarım gün kış gibi. Galiba dünya bizi terk ediyor. Arıcılığa yeni başladım, sizler gibi değerli arkadaşların bilgi paylaşımları çok yararlı oluyor. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
YanıtlaSil