14 Haziran 2017 Çarşamba

2017 HAZİRANIN İLK YARISI

1 HAZİRAN 2017 Perşembe, öğleden sonra arılık, bazı arılara çerçeve verildi. Bazı arılar kontrol edildi. Kontrolde oğul veren arılar, bala çalışan arılar, yeni anaarıların çiftleşmeden dönüp dönmediği, çiftleşmeden dönen arıların yavru durumlarına bakılıyor.

2 HAZİRAN 2017 Cuma, akşamüstü arılık, bu yıl oğullar bu eriği seçti. İnece 'de kalacağız ve eski petekleri çerçeveden ayıracağız.


3 HAZİRAN 2017 Cumartesi,
Buranın eski arıcılarından Ahmet abi der ki " Arpalar sararmaya başladı mı kuvvetli nektar akımı başlar." Bu arada karaçalılar açtı ve arılar kar gibi petek örmeye başladılar. Ham bal zeytin yağı gibi duruyor petek gözlerinde  hafif eğdin mi akıveriyor.
Akşam üstü YAĞMUR YAĞDI, yaklaşık üç saat kadar.

4 HAZİRAN 2017 Pazar, ikindi saatleri arılığa uğradık, biz arılıktayken bir oğul çıkıp, armuttaki sepete girdi. bir kovana aldım. Hazırladığımız sepet kovanların dışına yem çuvalı geçirip, iple ağaçlara astım.

Aşağıda oğula giden arı önüne gelen yere anarı yüksüğü dikmiş.
 
 
5 HAZİRAN 2017 PAZARTESİ, Öğleden sonra baraj kenarındaki arılara gittim. Cumartesi günü Kırklareli'ne yağan yağmur orada yok. Arazi kurak ve sararmaya başlamış. Karaçalıların bir kısmı açmış, bir kısmı daha yeni yeni açıyor.
 
Dirfillerin bir kısmı açmış, bir kısmı açmak üzere...

Arılar, kuraklıktan ve gece - gündüz ısı farkının çok olmasından pek de neşeli değil. Bu görüşüm bütün kovanlar için geçerli değil. Bazı kovanlar bala yönelmiş, kovan içinde bir uyum var, bazı arılar anaarı yüksüğü dikmiş, oğula yönelmiş, bazı arılar da kovan içi pek umut verici değil. Belli yapı ve renkteki anaarıların olduğu kovanların hepsinin anaarısı değişecek. Hangi arıdan anaarı yapacağız? Tabii ki bal yapan, oğula gitmeyen, hastalıklara dayanıklı, baharda iyi gelişip, nektar toplayan, sakin, çalışılması rahat anaarılardan yeni anaarılar çoğaltılacak.
Burada, oğul veren, bölme oğul, doğal oğul, anası yalancıya kaçan ve anaarı yüksüklü çerçeve verilerek kurtarılan kovan olmak üzere altı kovanın anaarısı yenilendi. Yavruya geçtiler. İki kovanın da anaarıları çıkmak üzere...
Akşam üstü hava serin.
 
6 HAZİRAN  2017 Salı, saat 16.30 sıraları arılık, bir oğul var. Bir haftadır kuvvetli nektar akışı var. Birkaç gün öncesine kadar akşam saatlerinde kovanların yanından geçerken  aldığım nektar kokusunu şimdi ikinde saatlerinde de alabiliyorum. Kuvvetli kovanların yanında bu koku daha çok, çünkü o kovanların tarlacı arıları kalabalık ve kovana giren nektar oranı da epey fazla. Bu koku adeta bir ilaç, nefis tütüyor.
 
 7 HAZİRAN 2017 Çarşamba, hava sıcak, arılar karaçalı bölgesine gidip geliyor, nektar akımı kuvvetli. Oğul görülmedi... Oğul veren arıların saptanması için önceleri arı trafiği yoğun olan, son zamanlardaysa arı trafiği seyrekleşen kovanları gözlemlemek yeterli oluyor. Eğer bir kovanın arı giriş ve çıkışı zayıfladıysa mutlaka kontrol edilmeli ve nedeni öğrenilmeli. Bu gün şüphelendiğim kovanların bir kısmını açtım ve düşündüğüm gibi oğul vermiş. Anaarısnı görmeye çalışırım. Bazıları yavruya başlamış, bazıları ise  hazırlık yapıyor. Kat verdiklerimin katını alıyorum. Ballı, polenli çerçeveleri bırakarak diğer çerçeveleri ihtiyacı olan kovanlara vermek üzere alıyorum.
 
8 HAZİRAN 2017 PERŞEMBE, Öğleden sonra arılık, hava bulutlu, saat 18.00'den sonra yağmur yağdı. Oğul görülmedi. Oğul veren bazı arıların kovanlarını değiştirmeye devam... Yavru atımını beğenmediğim bir kovanın anaarısını plastik anaarı kutusuna alarak kendi kovanında iki çerçeve arsına yerleştirdim. Haftaya anaarıyı kovandan alacağım ve bal verimini beğendiğim bir kovandan alacağım günlük yumurtalı bir çerçeveyi bu kovana vererek anaarısını değiştireceğim. Fazladan olacak anaarıları da değerlendirmeyi düşünüyorum. Çerçevelerden kesip, sıkıştırdığım mumları köyden aldım.
 
9 HAZİRAN 2017 CUMA, Bugün okullar tatile girdi.
Arılıktaki çalışmalarım devam ediyor. Epeydir açmadığım kovanlardan birkaçına baktım, Oğul verenler var. Yüzde yüz doğal petek bal için kuvvetli kovanlardan üçünde bir deneye başladım.
 
10 HAZİRAN 2017 Cumartesi, öğleden sonra arılık...  Hava çok bulutlu, ilerleyen saatlerde az bulutlu, akşamleyin açık hava... Su işlerine devam...
 
Erikte yine bir oğul, onu küçük kovana aldım.  Motorlu tırpanla biraz ot biçtim. On - on beş gün içinde bazı Ayçiçek tarlaları açar.
 
11 HAZİRAN 2017 Pazar, parçalı bulutlu bir gün, arılar güzel çalışıyor, kaldığım yerden kovan kontrollerine devam. Herhangi bir olumsuzluk olmazsa önümüzdeki günlerde bazı kovanlardan birkaç çerçeve bal alabilirim.
Dalından koparıp taze taze yemek için saymaca birkaç kök domates, biber, kavun ve karpuz ekmiştim, onları suladım.
 
12 HAZİRAN 2017 Pazartesi, parçalı bulutlu, insanı üşütmeyen ve terletmeyen bir hava... Saat 15.00'ten sonra arılık, birkaç kovana bakmam gerekiyor. Bazılarına çerçeve takviyesi yaptım. Bir tanesi oğul vermiş, yeni anaarı yavruya başlamış. bu işleri yaparken sepetin birine bir oğul girmeye çalışıyor. Bu kadar oğula sevinsem mi, üzülsem mi, doğrusu ikisi arası bir şey.
 
 13 HAZİRAN 2017 Pazartesi, hava ısındı, güzel bir gün, saat 16.00 sıraları arılık turu, gidince boş duramam illa maskeyi giyeceğim. Oturduğum kalın bir kütük vardı. Geçen gün sepetleri hazırlarken üzerine bir parça taze petek parçası, peteğe de azcık oğul esansı döküp, ateşle erittim ve eriyen mumu sepetlerin iç kısmına sürdüm. İşte o kütüğün üstünde birkaç arı geziniyor, arıları kovmak isterken aralarında genç bir ana arıyı gezinirken gördüm.
 

Bahar balı beklediğim kovanlardan birkaçına baktım, 20 hazirana kadar süzülecek kıvama gelen petekler olacak.
 
14 HAZİRAN 2017 Çarşamba, Saat 15.00 arılık, havalar ısınmaya başladı. Oğul yok, arılarda bu günlük pek işim yok.
 Yazık oldu kirazlara... Arılar var diye rahat ilaç atamıyorum. İlacın ya zamanında ya da dozunda hata yaptım. Başka bir neden de ilaç attıktan bir gün sonra yağmur yağdı. Sonuç kurtlandılar.
 
Kasım sonunda diktiğim asmaların iyi gelişenlerinin dallarını iple tellere bağladım.