14 Haziran 2017 Çarşamba

2017 HAZİRANIN İLK YARISI

1 HAZİRAN 2017 Perşembe, öğleden sonra arılık, bazı arılara çerçeve verildi. Bazı arılar kontrol edildi. Kontrolde oğul veren arılar, bala çalışan arılar, yeni anaarıların çiftleşmeden dönüp dönmediği, çiftleşmeden dönen arıların yavru durumlarına bakılıyor.

2 HAZİRAN 2017 Cuma, akşamüstü arılık, bu yıl oğullar bu eriği seçti. İnece 'de kalacağız ve eski petekleri çerçeveden ayıracağız.


3 HAZİRAN 2017 Cumartesi,
Buranın eski arıcılarından Ahmet abi der ki " Arpalar sararmaya başladı mı kuvvetli nektar akımı başlar." Bu arada karaçalılar açtı ve arılar kar gibi petek örmeye başladılar. Ham bal zeytin yağı gibi duruyor petek gözlerinde  hafif eğdin mi akıveriyor.
Akşam üstü YAĞMUR YAĞDI, yaklaşık üç saat kadar.

4 HAZİRAN 2017 Pazar, ikindi saatleri arılığa uğradık, biz arılıktayken bir oğul çıkıp, armuttaki sepete girdi. bir kovana aldım. Hazırladığımız sepet kovanların dışına yem çuvalı geçirip, iple ağaçlara astım.

Aşağıda oğula giden arı önüne gelen yere anarı yüksüğü dikmiş.
 
 
5 HAZİRAN 2017 PAZARTESİ, Öğleden sonra baraj kenarındaki arılara gittim. Cumartesi günü Kırklareli'ne yağan yağmur orada yok. Arazi kurak ve sararmaya başlamış. Karaçalıların bir kısmı açmış, bir kısmı daha yeni yeni açıyor.
 
Dirfillerin bir kısmı açmış, bir kısmı açmak üzere...

Arılar, kuraklıktan ve gece - gündüz ısı farkının çok olmasından pek de neşeli değil. Bu görüşüm bütün kovanlar için geçerli değil. Bazı kovanlar bala yönelmiş, kovan içinde bir uyum var, bazı arılar anaarı yüksüğü dikmiş, oğula yönelmiş, bazı arılar da kovan içi pek umut verici değil. Belli yapı ve renkteki anaarıların olduğu kovanların hepsinin anaarısı değişecek. Hangi arıdan anaarı yapacağız? Tabii ki bal yapan, oğula gitmeyen, hastalıklara dayanıklı, baharda iyi gelişip, nektar toplayan, sakin, çalışılması rahat anaarılardan yeni anaarılar çoğaltılacak.
Burada, oğul veren, bölme oğul, doğal oğul, anası yalancıya kaçan ve anaarı yüksüklü çerçeve verilerek kurtarılan kovan olmak üzere altı kovanın anaarısı yenilendi. Yavruya geçtiler. İki kovanın da anaarıları çıkmak üzere...
Akşam üstü hava serin.
 
6 HAZİRAN  2017 Salı, saat 16.30 sıraları arılık, bir oğul var. Bir haftadır kuvvetli nektar akışı var. Birkaç gün öncesine kadar akşam saatlerinde kovanların yanından geçerken  aldığım nektar kokusunu şimdi ikinde saatlerinde de alabiliyorum. Kuvvetli kovanların yanında bu koku daha çok, çünkü o kovanların tarlacı arıları kalabalık ve kovana giren nektar oranı da epey fazla. Bu koku adeta bir ilaç, nefis tütüyor.
 
 7 HAZİRAN 2017 Çarşamba, hava sıcak, arılar karaçalı bölgesine gidip geliyor, nektar akımı kuvvetli. Oğul görülmedi... Oğul veren arıların saptanması için önceleri arı trafiği yoğun olan, son zamanlardaysa arı trafiği seyrekleşen kovanları gözlemlemek yeterli oluyor. Eğer bir kovanın arı giriş ve çıkışı zayıfladıysa mutlaka kontrol edilmeli ve nedeni öğrenilmeli. Bu gün şüphelendiğim kovanların bir kısmını açtım ve düşündüğüm gibi oğul vermiş. Anaarısnı görmeye çalışırım. Bazıları yavruya başlamış, bazıları ise  hazırlık yapıyor. Kat verdiklerimin katını alıyorum. Ballı, polenli çerçeveleri bırakarak diğer çerçeveleri ihtiyacı olan kovanlara vermek üzere alıyorum.
 
8 HAZİRAN 2017 PERŞEMBE, Öğleden sonra arılık, hava bulutlu, saat 18.00'den sonra yağmur yağdı. Oğul görülmedi. Oğul veren bazı arıların kovanlarını değiştirmeye devam... Yavru atımını beğenmediğim bir kovanın anaarısını plastik anaarı kutusuna alarak kendi kovanında iki çerçeve arsına yerleştirdim. Haftaya anaarıyı kovandan alacağım ve bal verimini beğendiğim bir kovandan alacağım günlük yumurtalı bir çerçeveyi bu kovana vererek anaarısını değiştireceğim. Fazladan olacak anaarıları da değerlendirmeyi düşünüyorum. Çerçevelerden kesip, sıkıştırdığım mumları köyden aldım.
 
9 HAZİRAN 2017 CUMA, Bugün okullar tatile girdi.
Arılıktaki çalışmalarım devam ediyor. Epeydir açmadığım kovanlardan birkaçına baktım, Oğul verenler var. Yüzde yüz doğal petek bal için kuvvetli kovanlardan üçünde bir deneye başladım.
 
10 HAZİRAN 2017 Cumartesi, öğleden sonra arılık...  Hava çok bulutlu, ilerleyen saatlerde az bulutlu, akşamleyin açık hava... Su işlerine devam...
 
Erikte yine bir oğul, onu küçük kovana aldım.  Motorlu tırpanla biraz ot biçtim. On - on beş gün içinde bazı Ayçiçek tarlaları açar.
 
11 HAZİRAN 2017 Pazar, parçalı bulutlu bir gün, arılar güzel çalışıyor, kaldığım yerden kovan kontrollerine devam. Herhangi bir olumsuzluk olmazsa önümüzdeki günlerde bazı kovanlardan birkaç çerçeve bal alabilirim.
Dalından koparıp taze taze yemek için saymaca birkaç kök domates, biber, kavun ve karpuz ekmiştim, onları suladım.
 
12 HAZİRAN 2017 Pazartesi, parçalı bulutlu, insanı üşütmeyen ve terletmeyen bir hava... Saat 15.00'ten sonra arılık, birkaç kovana bakmam gerekiyor. Bazılarına çerçeve takviyesi yaptım. Bir tanesi oğul vermiş, yeni anaarı yavruya başlamış. bu işleri yaparken sepetin birine bir oğul girmeye çalışıyor. Bu kadar oğula sevinsem mi, üzülsem mi, doğrusu ikisi arası bir şey.
 
 13 HAZİRAN 2017 Pazartesi, hava ısındı, güzel bir gün, saat 16.00 sıraları arılık turu, gidince boş duramam illa maskeyi giyeceğim. Oturduğum kalın bir kütük vardı. Geçen gün sepetleri hazırlarken üzerine bir parça taze petek parçası, peteğe de azcık oğul esansı döküp, ateşle erittim ve eriyen mumu sepetlerin iç kısmına sürdüm. İşte o kütüğün üstünde birkaç arı geziniyor, arıları kovmak isterken aralarında genç bir ana arıyı gezinirken gördüm.
 

Bahar balı beklediğim kovanlardan birkaçına baktım, 20 hazirana kadar süzülecek kıvama gelen petekler olacak.
 
14 HAZİRAN 2017 Çarşamba, Saat 15.00 arılık, havalar ısınmaya başladı. Oğul yok, arılarda bu günlük pek işim yok.
 Yazık oldu kirazlara... Arılar var diye rahat ilaç atamıyorum. İlacın ya zamanında ya da dozunda hata yaptım. Başka bir neden de ilaç attıktan bir gün sonra yağmur yağdı. Sonuç kurtlandılar.
 
Kasım sonunda diktiğim asmaların iyi gelişenlerinin dallarını iple tellere bağladım.

31 Mayıs 2017 Çarşamba

OĞULLAR

21 MAYIS 2017 PAZAR, Öğleden sonra arılık, sabahtan biraz yağmur yağmış. Armutta bir oğul var.

Sorunlu arılardan üçünün anarısını imha etmiştim. Aradan on gün kadar zaman geçti. Bu sürede o arıları besledim, kendinden yaptığı anarı yüğsüklerini bozdum. 19 Mayıs 2017 tarihindeki güçlü oğuldan yakaladığım anarıları kutulara koyarak bu kovanlara verdim. Verirken yaptığım kontrolde kendinden yaptığı anarı yüğsüklerini tekrara bozdum  Ertesi gün akşam üzeri anarıları kutudan çıkararak kovana bıraktım. Bugünkü kontrolde üç anarının da kabul edildiğini gördüm. Üç anarı da kardeş. İkisi siyahlı, biri sarışın, oğulun kabul ettiği anarı da sarışın bir anaarı.
1 Mayısta çıkan oğulun anarısı eski anarı olmalı, bugünkü kontrolde üç çerçeveye yakın kapalı yavru yaptığına tanık oldum. Diğer oğullara bakmadım.

22 Mayıs 2017 Pazartesi, eşimle arılığa gittik. Motorlu tırpanla ot biçtim. Asmalarda seyreltme yaptım.

23 Mayıs 2017 salı, arılıkta erik ağacına konan bir oğul, dört çerçeve kadar, çok anarı var.

İyi gelişme göstermeyen bir kovanda hiç arı kalmamış.

24 MAYIS 2017 Çarşamba, ikindi saatlerinde arılık... Görünürde oğul yok, birkaç kovana baktım, birine kat verdim, oğulların birkaçına baktım. Bu akşam eve erken döneyim diye hazırlık yaparken önceleri arılar içsin diye su koyduğumuz leğenin üstüne geçen günlerde bir örtü tahtası koymuşum. örtü tahtasının altında bir çerçevelik bir oğul, hemen bir kovan hazırladım ve oğulun yanına geldim.  Örtü tahtasını kaldırınca leğenin kırık yerinden oğulun çoğunun leğende olduğunu farkettim. 4-5 çerçevelik bir oğul, hayırlı olsun.

25 MAYIS 2017 Perşembe oğul görülmedi, akşamüstü hava çisentili ve serin...

26 MAYIS 2017 Cuma, saat 16.00'dan sonra hava karışık, iki oğul hızla kovana almam gerek, fırtına gibi rüzgar çıktı, uzaklardan gök gürlemesi geliyor, şimşek çakıyor. Akşam oldu hava sadece esti gürledi, yağış yok denecek kadar.
Bu oğullardan birine ŞİMŞEK, diğerine FIRTINA adını koydum.


27 MAYIS 2017 Cumartesi, baraj kıyısı aralara gittim. Arılıktan ayrıldıktan sonra yağmur başladı.
Saat 16.00 sıraları İnece'deki arılık... Burada  yağmur henüz yok ama gök gürlemesi ve şimşek var. Hızla oğul kontrolü ve ta uzaktan erikteki bu oğulu gördüm. Oğul kovanlarından birine  kabartılmış iki peteğe şerbet dökerek iki de ham petek koyarak oğulu kovana silkeledim. 15-20 dakika kadar bir sürede oğul kovanda toplandı. Yağmur yağmaya başlayınca kovanı yerleştirdim ve eve döndüm.
28 MAYIS 2017 Pazar, köyden çerçeve alındı.
29 MAYIS 2017 Pazartesi, öğleden sonra arılık, bir oğul, iki oğul, yarım oğul, dördüncü oğul...
Birinci oğulu kovana koydum, ikinciye kovan hazırlarken oğulun çekip gittiğini fark ettim. arılıkta  yavru uçuşundan kaynaklanan bir uğultu oldu. Bu arada dördüncü oğulu armutta gördüm. Yarım oğulu eski bir sepete aldım.Kirazlara su verdim.



30 MAYIS 2017 Salı, saat 16.30 arılık... Tarla komşularım, içinde mor çiçekli yem bitkisi olan buğdaylarını biçtirmişler... Erik ağacında bir oğul... Adını GÜNEŞ koydum.
 Oğullardan birkaçının anarısını kontrol ettim. 19 Mayıs tarihli güçlü oğul, sarışın bir anarıyı kendine kraliçe seçmiş ve yumurtaya başlamış. Aynı gün aynı oğuldan üç anaarı alarak ihtiyacı olan kovanlara verdim. Birinde anarı göremedim. Birinde siyahli anarı gördün. Sarışın nerdeyse altın renkli bir anarı verdiğim kovanda esmer bir anaarıyla karşılaştım. Sonuç dört anaarıdan sarışın olan yavruya geçti, diğerleri de geçmek üzere.
31 MAYIS 2017 Çarşamba, saat 16.30 sıralarında arılık... Bugün mayıs ayının son günü ve belki de en sıcak günü, yolda klimayı açtım. Arılar güzel çalışıyor. Dün nektar akımı vardı, bugün çok daha kuvvetli nektar geliş var. Bazı kovanları açıp bakınca durum anlaşılıyor.
İki aydır fırsat buldukça arılıktayım. Arılığımdaki arılar üzerinde yıllardır yaptığım gözlemler var. Bütün kovanlar arı kovanı, bütün arılar bal arısı ama her kovan ayrı bir dünya!
Oğulcu arılar, anaarısı geçen senenin anarısı, arı oğul veriyor, bana yaramaz.
 
Saldırgan arı, yaptığım çalışmalarla saldırgan arı  kalmadı ama uygunsuz zamanda kovanla oynarsan iğneyi yapıştırır.
Bal yapmayan arılar, onlara ben bakıyorum, bu sene defterlerini düreceğim eğer bu aydan sonra çalışıp gözüme girmezlerse.
Bal yapan arılar, onlar arılığın göz bebeği, şu anda bazı çerçeveler balla doldu, bu kuvvetli bal akımında birkaç gün içinde sırlama işini yaparlar.  Erken bahar balı çeken arılar sezonu nasıl kapatacaklar izleniyorlar. Birkaç tanesi geçen yıldan beri izleniyorlar.
Aşırı yavru yaparak, kovandaki balı erken bitiren ve havalar kötü gitti mi bozulmaya başlayan arılar, 2014 yılında edindiğim acı tecrübe... Mayıs ortasından neredeyse haziran sonuna kadar yağan yağmurlar ve hep ıslak kalan doğada bazı arılar aç kaldı ve bozuldular ve imha edildiler. Şimdi kovanı açtığım zaman çerçeve köşelerine bakarım, bazı arıların çerçeve köşelerinde yiyecekleri var, bazı kovanlarda ise çerçevenin her tarafına yavru atılmış ama gram bal yok, böyle kovanlar beslenmeli. Sonuçta hem bal yapan hem de yavru yapan arıyla çalışılmalı.
Arıları izlemeye devam...


21 Mayıs 2017 Pazar

14 NİSAN 2017'DEN SONRAKİ GÜNLÜKLERİMDEN SEÇMELER

14 Nisan 2017 Baraj kenarındaki arıları dolaştım. 6 kovan var. Galiba biri ana arısnı değiştirmiş, 2-3 çerçeve arı var, küçük yapılı bir anarı, petek gözlerinde henüz kapanmamış açık yavrular,,, Bitişiğindeki kovan kat istiyor, anarı memeleri yapmış. bir tane anaarı memeli çerçeve ile ballı bir çerçeve alındı ve sonbaharda sönen kovana kondu. Başka bir anarılı çerçeve alınarak anaarısız kovana verildi. Çerçeve alınan kovana  temel petek verildi. Başka bir kovanı açtım, harika bir manzara... 7 çerçeve kapalı yavru, kapalı yavrulu peteklerden birini bölme yaptığım kovana transfer ettim. Alta birkaç temel petek verilerek kat verdim. Yanındaki kovan henüz kat atılacak güçte değil. Bir başka harika kovan kuluçkalık taşmak üzere ve nektar da bulmuş, kapalı yavrulu çerçevelerden birini alarak üç çerçevelik bölmeyi tamamladım. Kuluçkalığa üç adet temel petek vererek katını verdim. Buradaki son kovan kontrol edildi, o da henüz kat verilecek güçte değil. Anarısı yeni yumurtlamaya başlayana, bölmeye, yalancıya kaçıp, anaarı memeli çerçeve verdiğim kovana ve yeterince güçlü olmayan kovana kek vererek şimdiki kontrolü bitirdim.



15 Nisan arılıkta yoğun geçen bir gün, bazı arılara kat verildi. Bazı arıların kovanları değiştirildi. Zayıf kovanların birkaçına kapalı yavrulu çerçeve desteği verildi.

16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu yapıldı. Görevliydim.

17 Nisan, 20-25 gündür arılığın olduğu mevkiye yağmur yağmıyordu. Bu gün gerçek anlamda bir nisan yağmuru yağdı. Sabah erken saatlerde ( altı sıraları) başlayan yağmur aralıksız bu yazıyı yazdığım 23.00 sıralarında devam ediyordu.

19 Nisan 2017 çarşamba  Büyük oğlum Ozan'la arılığa gittim. Şubat ayında asmalar için diktirdiğim beton direklere tel çekmek için. Epey yağmur yağmış, yerlerde su var. Direklere iki sıra tel çektik. Bazı arılara azar azar 10 litre şerbet verdim. Eşim, kışın diktiğimiz soğan ve sarımsağın otlarını yoldu., maydanoz ve elma fidelerini ottan  temizledi.

26 Nisan 2017 çarşamba Caddy aldım.

27 Nisan 2017 perşembe, TEOG sınav görevlisi olarak Dereköy Ortaokulundayız...

 
 Sınavdan sonra arılıktayım.  Kovan kontrolünde kovanlardan birinde anarı memesi görüldü.

27 Nisandan sonra genellikle kovan temizliği yapmak, temizlenen kovanlar ballık konan yani kat isteyen kovanlara verilerek işler devam etti.

1 Mayıs 2017 pazartesi, bu yılın ilk oğulu, üç çerçeve kadar, 11 mayıstaki kontrolde yavru attığı görüldü.


3 Mayıs 2017 çarşamba İsmail Ustaya iki kovan arı verdim.
4 Mayıs 2017 perşembe baraj kıyısına  sekiz kovan götürdüm.
 
5 Mayıs 2017 Cuma, kayısıya konan oğul alındı. baraj kıyısına altı kovan arı taşıdım.

6 Mayıs 2017 cumartesi, baraj kıyısındaki, arılar için katlar taşındı. Bu tarih itibariyle Baraj kıyısında bal alınabilecek epey arı kovanı var.
7 Mayıs 2017 pazar, Bozcaada gezisi..


 
.
8 Mayıs 2017 pazartesi öğleden sonra arılığa gittim ama yağmur yağınca köye geçtim. Yağmur durduktan sonra ikindi vakti arılığa uğradım, eriğe konmuş bir oğulu sandığa aldım.

9 Mayıs 2017 salı, hava karışık ikindi vakti yağmur yağdı. İyi yağdı.
10 Mayıs 2017 çarşamba, okul çıkışı arılıkta bazı ağaçların altındaki otları kopardım. Asmalara baktım. Hava serin olduğu için arılarla bir işlem olmadı.

11 Mayıs 2017  perşembe, küçük bir oğul  boş bir sandığın altına toplanmaya çalışıyor.  Oğulda çok ana arı var.

 
İlk oğul ve ikinci oğul kontrol edildi. Yavru faaliyeti başlamış. Bazı arıların katları verildi.
Kirazlı sıradaki bir arıya kat vereyim derken bir sürü anarı memesi gördüm. Yavrulu ve anarı memeli dört çerçeve alınarak bölme yapıldı.

12 Mayıs 2017 cuma, okul çıkışı arılık. Şimdiye kadar ilgilenemediğim ve de arı trafiği az olan kovanlara baktım.

13 Mayıs 2017 cumartesi, eşimle öğleye doğru arılık, evde hazırladığım 30 kadar petek ve 5 litre şerbet... Birkaç çeşit domates ve acı biber fideleri...   Arılar dört bir yana çalışıyor. İlk iş daha önceden hazırladığım yerlere fideleri dikmek oldu. Sonra kat isteyen kovanlar kontrol edilerek katları verildi. İki kovanda bir sürü anarı memesi... Anarı memeleri kesildi. Oğullara ve yeterince gelişmeyen birkaç arıya şerbet verildi.

14 Mayıs 2017 pazar saat 15.30 sularında arılıktayım. Gece yağan yağmurdan hava biraz serin. Henüz kat vermediğim birkaç kovan var onların durumunu inceledim. Hafta sonunda kat verilebilir.  Bahara güçlü çıkan ve yaklaşık bir ay önce kat verdiğim arılar hatırı sayılır derecede bal yapmış.

Geçen gün  çıkan oğulun anarısnı inceledim. Kapkara bir kraliçe adını "Karakız" koydum. Bundan sonra anarılara ad koyacağım.

15 Mayıs 2017 pazartesi,  Baraj kıyısındaki arılara gittim. Bütün kovanları inceledim.  On altı  kovana kat verildi. Birine bir hafta sonra kat verilmeli. Kat verdiğim üç kovan oğula yönelebilir. İzlenmeli. Geçen ay 14 nisan günü arılardan biri ana arı memelerini dikmiş. Kıştan anasını kayberek yalancıya kaçan bir arıya anaarı yüğsüklü çerçevelerin birini verdim. Bugünkü kontrolde anarıyı gördüm. Yavruya başlamış. Yine sonbaharda sönen ve boş olan bir kovana üç çerçevelik bir bölme yapmıştım, çerçevelerden biri anarı yüğsüklüydü. Üç çerçeveye yakın yavru atmış. Anaarı memelerinin görüldüğü asıl kovan da anarısını yenilemiş. Üç çerçeveye yakın yavru yapmış.
Bugünkü kontrolde anarı yüğsüğü olan çerçevelerden birini ayırmıştım. Çünkü kıştan bahara çıkan ama bir türlü gelişme gösteremeyen bir arı vardı. Kovandaki mevcut anaarıyı imha ettikten sonra anaarı yüğsüklü çerçeve ve başka bir kovandan aldığım kapalı yavrulu çerçeveyi  bu kovana vererek yeni bir arı oluşturdum.

16 Mayıs 20217 salı, ikindi saatlerinde arılık. Hava bulutlu, 20 - 25 derece arası sıcaklık.  Oğul görünmüyor ama eski bir kovanın önünde birkaç arı, kovanın içine bakıyorum çeyrek çerçeve kaçak oğul, ne işe yarar ki?

DENEYİM, PAHALI TECRÜBE: Arılarımın olduğu yere 2005 yılında üç kovan oğul ve iki sıra farklı türlerde meyve fidanı dikmiştim. Ertesi yıl 15 kadar arı aldım ve fidan sayısını da 60'a çıkardım. Fidanlar arasına arı kovanlarını koydum: Kovanlar aynı kaldı. Fidanlar büyüyüp ağaç oldu. İşte bizim arılar erken ilkbaharda gayet güzel gelişim gösterdiler ama gel gör ki çok iyi gelişme göstererek dallanıp budaklanan ceviz ağacının dalları altında kalan arılarım cevizlerin dallarında yeşil yapraklar büyüdükçe arılarım gerilemeye başladı. Ben kuvvetli arılarla uğraşırken bu arıları maalesef can çekişirken fark ettim. Kovanı açtığımda bal var, bahardan depolandığı belli olan çok polen var ama arı bir avuç kalmış. Artık arı olma niteliğini yitirmiş. Yine de ceviz altından uzaklaştırdım.

2005'te yan yana iki şeftali diktim. Fidanlar küçükken sorun yoktu, onlar da büyüdü, ağaç oldu. üç yıldır onların arasındaki üç kovandan da verim alamadım.  İlk önceleri arılarda bir hata var diye anaarılarını değiştirdim. Maalesef üç arıyı da kaybettim. İlkbaharda ağaçlar yapraklanmaya başladı mı özellikle ceviz ağacının altında arı kovanı olmamalı. Aynı şey şeftali ağacı içinde geçerli.

17 Mayıs 2017 çarşamba. dinlendim. Kakava Şenliklerinin ilk günü ...

18 Mayıs 2017 perşembe, öğleden sonra arılık, baraj kıyısına götürmek için üç arı hazırladım. Bu aralar havalar serin gidiyor. Gündüzleri parçalı bulutlu, 20 derece civarı, geceleri 10 derecenin altına düşüyor.
Tarlalar daha çok ekin dolu. Bazı çiftçiler,  ektikleri ayçiçek ve mısır iyi çıkmayınca tekrar ekim yaptılar. Bu arada arılara zarar veren bir durum var ama ne acaba? Çiftçiler, bir şeylere tekrar ilaç mı atıyor?

19 Mayıs 2017 cuma, Dün hazırladığım arıları akşam götürmedim, arılar geceyi arabada geçirdi. Sabah saat dokuz gibi arıları baraj kıyısına bıraktım. Giderken ana arısını yenileyen arılara şerbet götürdüm. İşimi bitirdim, dönüş hazırlığı yaparken, kovanlardan 30 metre kadar uzakta bir çalıya konmuş yaklaşık dört çıtalık bir oğul var. Oğulu boş kovana aldım ve yerleştirdim.

 
Öğleden sonra 5 litre şerbet hazırlayarak İnece'deki arılığa gittim. Armut ağacına konan bir oğul... Hemen boş kovanlardan birine,  gözlerine şerbet döktüğüm dört tane kabarmış petek koydum ve daldaki oğulu kovana aldım., içinde birkaç anarı var.  Gösterişli bir anaarıyı anaarı kutusuna aldım. Bir tane de küçük yapılı bir anaarıyı kutuya koydum ve kutuları da örtü tahtasının üstüne bıraktım. Biraz sonra işçi arılar, küçük yapılı anaarı kutusunun yanında toplanmaya başladı. Bir anaarıyı öldürmüşler. İlerleyen dakikalarda küçük anarının yanında yumak olmaya başladılar ve anaarıyı arıların seçimine saygı duyarak kutudan çıkarıp çerçevelerin arasına saldım.



Bu oğulla işim bitip ön tarafa doğru gidince havada yoğun bir arı uçuşu var. Bu bir oğuldan fazla bir trafik. Neyse hemen oğul esansı ve oğul otu ile oğulu yönlendirdim ve istediğim şekilde oğullardan biri  yere, diğeri armudun dalına kondu. Maşallah harika bir oğul... İçinde çok ana arı var. Sarışın anaarılar, karakızlar... bir sarı, bir karakız paketlendi. Gerekli kovanlara verildi. İyi ki şerbet götürmüşüm, oğul zamanı şerbetli peteklerin konduğu kovanlarda sıkıntı olmuyor.
 





20 Mayıs 2017 cumartesi, saat 14.30 sıraları... Arılıktayım... Armudun dalında bir oğul sarkıyor. Bahçeyi bir turladım başka oğul var mı diye, görünürde başka oğul yok. Bu oğula bir kovan hazırladım ve daldan kovana aldım. Biraz sonra ön sıradaki kovanların üzerinde bir arı bulutu belirdi. Hemen oğul otu koparıp, ovalayarak armudun dalına sürttüm ve biraz sonra oğul orada toplandı. Onu da bir kovana yerleştirdim.

Geçen yıl bu mıntıkada hemen her ağaç iyi meyve verdi. Bu sene nisan başındaki kırağılar meyveleri çiçekteyken vurdu. Erikler, kayısılar, şeftaliler, bazı armutlar ve  ayvada tadımlık meyve yok, ama ağaç gelişimi güzel gidiyor. Kirazlarda olan meyveleri de kurttan korumak için akşam geç saatte ilaç attım.
İzleyici ve okuyuculara selam olsun.

 

 

12 Nisan 2017 Çarşamba

2017 İLKBAHAR ARICILIK ÇALIŞMALARIM

Memleketin çoğu yerinde olduğu gibi 2016 yaz ve güzü kurak geçti. Arılar, yavruyu erken kesti ve kışa yeterince genç arıyla giremediler.  Eylül ve ekim aylarında sonbahar bakımlarını yaptığımız arılarımızı, kışı geçirmek üzere kendi haline bıraktık. Böyle karar alsak da haftada bir iki gün arılığa uğramadan duramadım. Hele güzel havalarda...
Yabani arılar, sarıca arılar zayıf kovanlara dadandılar, kendilerini rahat koruyabilsinler diye giriş deliğini daralttım ama yine de iki zayıf arı yağma sonucu telef oldu. Eh bizde doğal varroa kapanı yaparak arıları biraz rahatlattık.

 
Gerçek anlamda kışı yirmi aralıktan sonra zemheriyle birlikte bir buçuk ay kadar yaşadık. Önce havalar soğudu, yılbaşından hemen sonra  uzun yıllardır görmediğimiz miktarda kar yağdı ve arazi yaklaşık on gün kadar kar altında kaldı. Ara sıra çok olmasa da karlı ve soğuk havalar devam etti. Şubat ayında güneşli günler gördük. Bazı günler gündüz saatlerinde arılar için uygun sıcaklıklar oldu ve arılar  temizlik uçuşu yaptılar.
 

Karlı günlerden

Hırsız var. İki küçük kovan kayıp...
 
               Karlı ve soğuk günlerden sonra, güneşli güzel günlerde fırsat buldukça  sorun olabileceğini tahmin ettiğim kovanlarımın kontrolünü yaptım.
               Cemrelerle birlikte arıların çalışabileceği havalar başladı ama uzun süreli karlı ve soğuk havadan dolayı otların çoğu dondu. Kışa dayanıklı olan ot ve erken çiçek açan ağaçlardan polen gelmeye başladı.
Sonbaharda formik asit uygulaması sırasında birkaç kovan ana arısını kesti. Arıların kendi yaptığı ana arılardan neredeyse yarısının ( dört kovan ) ana arısı yeterince çiftleşememiş olacak ki kışı çıkarmasına rağmen istenilen yavru üretimini yapamadı.

Yarısı ölen, yarısı yaşayan arılarım oldu. Kovanda arı var fakat arı giriş çıkışı zayıf. Açıyorum kovanı, bir tarafta 2-3 çerçeve arı var ana arı peteğin iki yanına avuç içi kadar yavru atmış. Diğer tarafta, balların bittiği ya da çok az olduğu peteklerin arasında, petek gözlerinde ölmüş arılar...  Evet üç kovan bu halde kışı çıkardı.
          Arısının bir kısmını kaybeden ve kalanla hayata devam eden arı
Açlıktan iki arımı kaybettim. İhmal mi, beceriksizlik mi, gözden kaçma mı, her neyse ...

Ölen arılarım oldu. Bal var, polen var ama ölmüş. Sanırım çoğu uzun süren çok soğuk günlerde bulunduğu peteklerdeki balı bitirdi, ballı çerçevelere geçiş yapamadılar ve açlıktan öldü.

Anasız kalan kovanlarla, anası olup zayıf düşen arıları birleştirdikten sonra 2016 - 2017 kışını altıda bir oranında arı kaybıyla atlatmış bulunuyoruz. Tabi bu saatten sonra kayıp yaşamazsak.

Arılar için şubat ayının ilk günlerinde, Tarım İl Müdürlüğünde yaklaşık yüz elli kilo kek yaptım ve ilk çiçeklerle birlikte bazı kovanlara takviyede bulundum. Mart yirmiden sonra ise yiyecek sıkıntısı olan kovanlara şerbet vermeye başladım. Bazı kovanlarsa kendi balıyla beslenmeye devam ediyor ve en coşkulu kovanlar da onlar.


Kat verilebilecek kovanlar olduğu gibi kendini ayçiçeğine ayarlayan kovanlar da var.

                            Erken çiçek açan kayısılar, kırağılara dayanamadı ve kavruldu.

                                Bu sümbüllere arılar bayılıyor.



Şimdi on nisan itibariyle arılarımızın sağlık durumları iyi herhangi bir olumsuzluk yok. Hava sıcaklıkları gündüz gece ısı farkı çok yüksek. Gündüz 20, gece sıfır derecelerde olabiliyor. Erken uyanan meyve ağaçlarını kırağı yaktı. Önce erkenci kayısılar gitti. Arkasından mart sonu, nisan başında erken uyanan cevizler ve asmalar darbe yedi. Bu cevizlerde hayır yok bu sene.  Yağış durumu, kışın kar yağdı ama yeterli yağmur yok. Barajlarda su seviyesi geçen seneye göre çok düşük. Yaklaşık üç haftadır ( 20 mart- 10 nisan ) arılığın bulunduğu mevkide yağış yok.

 Her bitkinin bir anavatanı var. O bölgeye her şeyiyle uyum sağlamıştır. Dört tane incir fidanı vardı, hatta birinden geçen sene birkaç tane incir görmüştüm. Bu sene hepsini soğuk kuruttu. Belki kökünden gelir ama ...

Burada bir anımı - acemiliğimi - anlatayım. 2006 mayıs başları, yer Kırklareli ..  Arıcılığa başlarken vatandaştan arıları alacağım. Fazla bilgim yok. Beş tane fenni kovan, ikisinde arı var üçü daha sıfır. On dört sepet kovan, sepetleri yan yatırıp bakıyorum, ağzına kadar kara petek, orta petekler kapalı yavru ve arı sepetten taşmak üzere. on kadar sepet bu şekilde. Kaldı dört sepet. Sepetler, sehpaya sığır b..u, saman vs. ile sıvanmış. Önceki sepetler ağır, bunlarsa hafif... Bu sepetleri de yan yatırıp baktım. Sepetin tavanında ithal muzlar gibi 5-6 tane 15-20 cm uzunluğunda sarı petek, yumruk kadar da arı. Bu arıları öteki sepetlerin hatırına alıyorum, yoksa beğendiğim için değil.  Arıları kendi mekanıma taşıdım. Birkaç kovan edindim. O kovanlar oğulla doldu.  Zayıf sepetler ise öyle güzel bal yaptılar ki sepetleri yerinden zor kaldırdım. Ertesi yıl arıcılıktan anlayan bir arkadaş sepetten sandığa arılarımın birkaçını aktarıverdi, kalanları kendim aktardım. Bölgemizde geleneksel olarak sepet arıcılığı yaygın. Sepet kovanların ana arıları her daim gençtir. Çünkü bir sepetten bir kaç oğul almak mümkün.

Çalışanların, üretenlerin emeklerinin karşılığını almaları dileğiyle verimli bir yıl dilerim.