28 Şubat 2014 Cuma

ŞUBAT 2014 ARI İŞLERİM

Zaman, zamanı acımadan itiyor. Günler günleri, aylar ayları, yıllar yılları eskitiyor, bu eskime biz canlılara yaşlanma olarak yansıyor. Bizim için altmış yetmiş yıldan sonrası yaşlılık iken aşağıdaki sarı çiçek ve üzerindeki arı için yaşlılık günlerle ifade edilen bir kavramdır.  Bu çiçek baharı haber verirken arıya da taze bir yaşam ikram etmektedir.
Yıl yıldan önce gelmeye başladı. Zaten bu kış Trakya'ya özgü soğuk havayı ve tipiyi görmedik. Arılığımın bulunduğu mevkide otlar soğuk ve kırağı tarafından zarar görmedi.

Sonbaharda arılar için kavanozladığım  balları 8 şubat günü arılar dağıttım.
Karaağaç, şubatta arılar için güçlü bir polen kaynağı. 
İstanbul'daki arıcı festivaline gidip olan bitenden haberdar olmaya çalıştık.
Yeni tip bal süzme makineleri sergileniyor.

Festivalde Kırklareli kelimesini okuyunca "Şehzade Çiftliği" standındaki değerli insanlarla tanıştık.
  
 
Yurdumuzun pek çok  yerinden arı ürünleri getirilmiş ve tüketicilere sunulmuştur. Fındığıyla fıstığıyla...
 
İki katlı kışlayan bir kovanım, şimdilik iyi görünüyor. 
Arılar bu sene erken oğul verebilir. Geçen gün birkaç tane erkek arı gördüm.
Henüz kovan kapaklarını açmak için erken. Martın 15 - 20'sinden sonra hava durumuna göre bahar bakımlarını yapmaya başlarız.   
Sümbüller de erkenci oldu bu sene.
 
Erken açan ballıbabalar kendinden geçiyor.
 
Okuyucu ve izleyicilere selam ve saygılar.

31 Ocak 2014 Cuma

BİRAZ KIŞ

Kışlar zayıflıyor. Kışın zayıflamasından kastım havaların fazla soğuk ve yağışlı olmamasıdır. Geçen yıl yağışlı bir kış olmuştu ama fazla soğuk görmemiştik. Bu yıl ise ocak ayının ilk üç haftası lodosun etkisinde ılık geçti ama yağış yoktu. Son bir haftadır havalar soğudu ve beklenen yağışlar yüzünü gösterdi.
 
Bugün sabahtan hava açık... Öğle saatlerinde 8 -10 derece... İstikamet arılık... Tarlalardaki çukur yerler, buzu yeni çözülmeye başlamış suyla dolu.  
 
Su kanalındaki çatlaktan akan sular buz tutmuş.
 
Birkaç kovanda arılar faaliyetteydi. Suya giden arılar vardı. Onların çoğu muhtemelen kovana dönemedi.
 
Körükte yakmak için ormandan gelen kavlar.
 
Arılığın yakınında bir tur attım, o tur sırasında bir ağaçta gördüğüm ağaçkakan delikleri...
 
Yakında çiçeklerini açacak bir karaağaç
 
"Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur." Bu ceviz ağacının olduğu yer vaktiyle üzüm bağıymış. Son yıllarda her tarafı böğürtlen sarmış bakanı yok.
 
Mavi sümbüller bahara doğru yol alıyor.
 
Bugünkü arılık gezimden notlar. Hava soğuk, kovanları uzaktan seyrettim. Bazı kovanlara tek tük de olsa arılar girip çıktı.
Bol arılı günler dileğiyle okuyucu ve izleyicilere selam ve saygılar.

19 Ocak 2014 Pazar

2013 'TEN 2014 'E

Ekim ve kasım aylarında arıları kış düzenine koyduk. Arıcılık hayatımda henüz daha arı sıkıştırması yapmadım, 10 çerçeve ya da 8 -9 çerçeve bıraktım kuluçkalıkta. Arılara yeteri kadar bal bırakıyorum. Bal hasadı zamanı ballıktaki sırlanmış çerçeveler bana, geri kalanlar arıya. Son bal hasadı turunda alınabilecek gibi ballı çerçeveler alınır. Alınamayacak olanlar ballıkta bırakılır. Kuluçka kontrolünde az ballı çerçeve varsa onları ballıktaki az sırlı ballı çerçevelerle değiştiririm. Kuluçkalığın üstüne delikli örtü tahtası konur, sonra da ballık. Kuluçkalıktaki arılar ihtiyaç duyarsa ballıktaki balı taşırlar. Çok güçlü kovanlar ise 2 katlı kışlatılır ve de baharda da en hızlı gelişen arılar onlar olur.
 
Sonbaharda yağmaya ve sarıca arıların saldırısına karşı kovan girişleri daraltıldı.

Ekim ayının başındaki soğuk hava dalgasından sonra arıların çoğu yavru üretimini kesti.

Haftada bir iki arılığı kontrol eder, kovan dışından bakarak özlem gideririm.

Kışın ortasına geldik, henüz fazla bir soğukla karşılaşmadık.

Bu kış yurdumuzun büyük bölümünde olduğu gibi Trakya'da da yağış kıtlığı var.

Şu ana kadar geçmiş yıllarla karşılaştırma yapınca arı kaybı yönünden halimize şükretmemiz gerekir.

Kocaman ağaca küçük bir kurdun verdiği zarar.  
 
Arılığın avcısı... Av fareler ve kuşlar. Bunun bir "fiiiiiiiiiyyyyyt" çekmesi yazın arı kuşlarının arazi olmasını sağlıyor. Allah, onları kötü niyetli avcılardan korusun. Çünkü arılığımın içinde avcılardan kalan kullanılmış fişekler gördüm.
 
Kara çok ihtiyacımız var. 
 
Bizim oralarda ekmek hamurunun yoğrulduğu teknelerdeki hamuru kazımak ve hamuru kesmek için kullanılırdı, biz de kovan temizliğinde kullanacağız. Pınarhisar imalatı 
 
 Tabi ki yukarıdaki arı Trakya arısıdır.
 
Bu sene arılar yavruyu erken kesti. Gerçi bu çerçevenin anası ekim 2013 modeldir.
Kökeni Ali Türk arkadaşımıza dayanıyor, 2010 yılında gelen ana arının torunu. Sanırım çiftleşmeden sonra  başladığı yavru faaliyetine ara vermedi.  
 
Kış böyle kurak geçerse, yazı hayal bile edemeyiz.
 
Zaten üzerinde açmak üzere olan tomurcuklar vardı.
 
                                         Arılar, hava güzel olunca polene çıkmaya başladılar.

Keyifler yerinde, seslerini özlemişim.
 
Kış günü arılar için polen kaynağı olduğunu bu gün fark ettim. 
 
 Arı, ağaçta asalak olarak yetişen "gövelek" bitkisinde polen topluyor.
Bu asalak bitkinin ilaç sanayinde hammadde olarak kullanıldığını işitmiştim.
 
 Kış ortasında beyaz meyveler... Lezzeti yok ve kötü bir sıvısı var.
 
Arılar bugün bu çiçekleri ziyaret etti.
 
Parfüm kokulu çiçeğim. Arılığa varır varmaz nefis kokusunu alıyorum.
 
 Mavi renkli sümbüllerim geçen yıl cemreden sonra açmışlardı.
 
Birkaç saniye de olsa arıcıya kış gününde evinde arı konseri... 
 
Bilim ve Teknik'in son sayısında arıdan bahsediliyor.
 
Okuyucu ve izleyicilere selam ve saygılar.
 

 
 
 
 


 

16 Ekim 2013 Çarşamba

KIŞ HAZIRLIKLARI

Arife günü akşamı hazırladığım bloğumu tam yayınlayacağım sırada internet erişimim kesildi ve ancak bu akşam yayınlayabildim.

ÖNCELİKLE İZLEYİCİ VE OKUYUCULARIMIN BAYRAMINI KUTLAR, BAYRAMIN İNSANLIĞA BARIŞ, HUZUR VE GÜVEN GETİRMESİNİ DİLERİM.

Bal hasadından sonraki çalışmalarla gelecek yılın çalışmaları başlamış oluyor. Yapan için teşvik beslemesi, varroaya karşı ilaçlama çalışmaları ve arıları kış düzenine hazırlama etkinlikleriyle geçirdik son iki ayı. Bölgemiz neredeyse 4 aydır iliklerine kadar ıslatacak yağmura hasret kaldı. Geçen gün derste havadan sudan ve  kuraklıktan bahsederken, bir öğrenci ( mesleki eğitim merkezi öğrencisi) Kurban Bayramı'ndan sonra mutlaka yağmur yağar. Çünkü akan kanları Cenabı Allah yıkar, demişti. Meteorolojiye baktım, hakikaten ikinci ve üçüncü  bayram günü yağmurlu gösteriyor.
 
Tatil dönüşü "iyi ortaklık" projesi kapsamında 10 eylülde Bulgar ortaklarımız okulumuza ziyarete geldi. Dil bilmemek ne kadar kötü, beden diliyle, el kol hareketleriyle ne kadar anlaşılırsa o kadar anlaştık. Bulgaristan'dan göç eden bir öğretmen arkadaşımız var, o çevirmenlik yaptı.

Türkiye - Bulgaristan sınır kapısına yakın Dereköy'e giderken yolun sol tarafından sapıldıktan sonra birkaç yüz metre uzaklıktaki Aras alabalık Tesisleri
 



Bu arının bu zamanda ana arı yapmasının nedeni muhtemelen formik asitten dolayı ana arının kesilmiş olması ihtimali var. Çünkü kovana son formik asit uygulamasını 30 eylülde yaptım. Yeni ana arı çıkış da muhtemelen 14 ekim tarihi.
 
 
Yeni makine işime çok yarayacak. Denemesini yaptım ve memnunum.
3-4 ekim 2013 tarihlerinde hava mevsim normallerinin epey altına indi ve iki sabah kalın kırağı yapınca sebzeler ( domates, biber ) ve ikinci ürün mısırlar kavruldu ve kurudu.
Arılığın son durumu yukardaki fotoğraftaki gibi...
Bugün ikindi saatlerinde yağmur başladı..
Okuyucu ve izleyicilere selam ve saygılar.

25 Eylül 2013 Çarşamba

2013 YILI BAL HASADI SONRASI ÇALIŞMALARIMDAN KESİTLER

Temmuz ortalarında başladığımız bal hasadı aralıklarla devam etti ve ağustos sonunda geçen yılın yarısı kadar bal hasadıyla tamamlandı. Daha önceki yayınlarda da belirttim ama yine yazayım. Bu yıl mayıs başına kadar her şey yolunda gidiyordu. Hatta bahar bakımı yaparken ( nisan ayında ) güçlü kovanlar rahat çalışsınlar  diye ( burada arıların en yoğun oğul verme zamanı mayısın 2. ve 3. haftasıdır.) birinci kat ile ikinci kat arasına arıların girip çıkacağı kadar boşluk bırakarak daha rahat çalışmalarını istedim. Ne olduysa mayısın ilk haftasında oldu.  Kovan önlerinde avuç avuç arı ölüsüyle karşılaştım. O sırada çevrede yoğun tarım ilacı kullanımı olmuş. Ekinlere ilaç, Ayçiçek ve mısır ekimi yapılan çıplak toprağa ot ilacı... Tarlalar ot ve böcek öldürücü ilaçlarla adeta yıkanmış.
Birinci darbe buradan geldi.  Yaşlı arıcılardan birinin arılığından numuneler alınıp, ilaç kalıntısı olup olmadığı incelenmiş ve pek ilaç etkisine rastlanmamış! Çelişkili bir durum var. Ayrıca Tarımsal faaliyetlerin olmadığı ormanlık alanlarda da kovan önlerinin ölü arılarla dolu olduğunu söyleyen tanıdık arıcılarla karşılaştım.
Arılar tam kendini topladı derken mayıs sonlarında günlerce süren akyelden dolayı hırpalandılar ve arkasından gelen yağışlı ve serin hava  ve ve yaklaşık üç aydır süren kuraklık bal veriminin düşmesine neden oldu. Tabi ki bu durumda zaman bakımından benim de yetersizliklerim oldu.

Eski petekleri ve petek sırlarını eriterek ilk defa bir teneke dolusu mumum oldu.

Kara peteklerin eritilmesi bayağı meşakkatli bir iş.
Sırlar kısa sürede eriyor ve temiz bir mum ortaya çıkıyor. 
Mumun daha temiz ve saf olması için ikinci kez eritilişiyle ilgili foto...
Kararmış peteklerin ilk eritilmesi bu kadar coşkulu olmuyor, daha çok damlalar halinde olmaktadır.
Bu da bal eritme ve dinlendirme kazanı... Allah devlete, millete zeval vermesin sözü galiba böyle durumlarda daha çok kullanılan bir söz... 
 Havaların sıcak olduğu günlerin akşamlarında üç adet kovana formik asit uyguladım.
Kovanın birine 15 cc kadar, birine 30 cc kadar, diğerine 60 cc kadar. Asiti çok verdiğim arı, ana arısını kaybetti .Aşağıdaki  çerçevede kendi yaptığı ana arı görülmektedir.
Bu ana arı yavru yapmaya başladı. 
Eylül ayında varroa mücadelesine devam... 
                                       Kovanların altının elek telli olması ya da yukarıdaki gibi polen tuzaklı olması  formik asit verilişini kolaylaştırıyor.

Formik asit yakıcı etkisini göstermiş. Kovanın ardındaki yapraklar kurumuş. 
 
Formik asit kullanmadığım eski tip kovanlarda varroa mücadelesini ilaç emdirilmiş varroastop denilen şeritlerle yapacağım. Sonucun hayırlı olması dileğiyle. Bu mücadelenin sonuçlarını ancak baharda göreceğiz.
Okuyucu ve izleyicilere selam ve saygılar.