1 Şubat 2016 Pazartesi

5. İstanbul Arıcılık Ve Arı Ürünleri Festivali Gezisi




"5. İstanbul Arıcılık Ve Arı Ürünleri Festivali" gezisine Kırklareli Arıcılar Birliği'nin organizasyonu ile katıldım. Birliğimize teşekkür ederim. Geçtiğimiz yıllarda Feshane'de düzenlenen fuar bu yıl Haliç Kongre Merkezi'ne alınmış. Cumartesi günü öğleye doğru festival alanı çok kalabalıktı. Geçen yıllarla karşılaştırdığımızda bu yılki mekan daha küçüktü. Geçen yıllarda görmeye alışık olduğumuz arıcı malzemesi üreten bazı firmaları göremedik. Geçtiğimiz yıllara göre yurdun dört bir yanından festivale gelen arı ve bal üreticilerinin sayısı azdı.




Bu yıl festivale bal getiren üreticilerin bal kapları, paketleri, kavanozları daha güzel göründü bana. Ayrıca özellikle petek balları dikkatimi çekti. Sepetlerde, kasnaklarda, çerçevelerde ve kutularda sergilenen balların temiz bir görüntüsü vardı. Bu üretici arkadaşlarımızı kutlarım. İnşallah emeklerinin karşılığını alırlar.



Arıcılık malzemelerinde plastik malzeme ağır basmaya başladı. Ya da şöyle diyeyim petrol kökenli malzemeler... Plastik kovanlar, Strafor kovanlar, çerçeveler, ana arı ızgaraları, polen kapanları, polen ızgaraları, besleme kapları, ambalaj kapları ... vb. pek sağlıklı olmasa gerek.
Bunun yanında paslanmaz çelik malzemeler daha bir güven verici. Bal süzme, bal dinlendirme ve saklama kapları gibi. Hayatın her alanında olduğu gibi arıcılık alanında da gelişmeler var. Bu festivallerin faydalı taraflarından birisi de bilmediklerimizi öğrenmemizi, görmediklerimizi görmemizi sağlayıp, yeniliklerle tanışmamıza neden olmasıdır.

29 Ocak 2016 Cuma

2016 OCAK SONU ARILIK

Bir hafta aradan sonra arılıktayım. Salı günü sabahı karla uyandık. Altı yedi saat kadar kar yağdı.Yağan kar iki günde eridi.

 Arılar epeydir salkımda. Perşembe günü ( 28 ocak 2016) hava iyiydi ama her taraf çamur içinde olduğu için ve de cuma günü daha sıcak hava tahmin edildiği için bu gün arılığa gittim. Arılığa varmadan arı sesini işitmeye ve uçan arıları görmeye başladım.


Arılıkta merak ettiğim bir durum var. Duyumlarıma göre arı ölümleri varmış, hem de epey çokmuş.. Haliyle bizim arılar  ne durumda diye merak ediyor insan. Sıradan bütün kovanlara tek tek bakıyorum.



Bazı kovanlardaki arı trafiği normal, bazı kovanlarda temizlik uçuşu, bazı kovanlarda ise daha sakin bir arı trafiği var. Bu dış gözlemle kesin bir şey söylemek mümkün değil ama karamsar olmak için bir sebep yok. Şimdilik arılarım sağlıklı görünüyor.

Bir ruşet kovan bir de normal kovanın örtü tahtasını kaldırıp baktım, durumlar iyi fakat ruşet kovana besin desteği gerekiyor. Zaten açma nedenim de arının bal durumunu zayıf olabileceğini tahmin etmemdi.

Birkaç kovanımı iki katlı kışlatıyorum, onlardan on iki çerçevelik bir kovanın da durumunu görmek için baktım. İkinci katta az bal kalmış. arı mevcudu  güzel görünüyor.

Bazı kovanlara az da olsa polen getiren arılar gördüm. Bir ay sonra karaağaçlardan kuvvetli polen gelişi başalar.



Okuyucu ve izleyicilere selamlar, saygılar.







24 Ocak 2016 Pazar

KOVAN BOYALARI


 Bugün  hava güneşli, rüzgarsız ama soğuk bir gün. 4-5 derecelerde.Arılığa uğradım saat 13.00 sıraları. Ortalık çok ıssız. Tek tek kovanlara göz atıyorum. Açık renkli kovanlarda hiç hareket yok. Koyu renkli kovanların bazılarında girişte tek tük arı geziniyor. Hatta bir kovanın önündeyken bir arı uçuş tahtasından havalanmasıyla geri dönmesi bir oldu.Çünkü hava güneşli olmasına rağmen soğuktu.

Kovanlarımızı şu ya da bu amaçla veya şu ya da bu nedenle boyarız: Uzun süre dayansın diye. Güzel görünsün diye. Haşereler zarar vermesin diye. Beyaza boyarız, yazın arılar kovan içinde rahat etsin diye... Bundan sonra kovanları boyarsam açık renkli boyayacağım.


Kırlarda, ağaçlarda çiçeklerin açacağı günler yaklaşıyor. Arılarımızın onlarda oynayacağı rolü yerine getirip kovanlarına döneceği günler uzak değil.
Okuyucu ve izleyicilere selamlar,saygılar.

9 Ocak 2016 Cumartesi

2016'DA İLK ARILIK GEZİM

2015 yılı giderken son üç günü havalar serinledi ve 2016'ya soğuk havayla, karla, rüzgarla girdik. Yağan kar 2-3 günde eridi, çiftçi dostlar durumdan son derece memnun.
                                  ( Fotoğraflar cep telefonuyla çekildi.)
Bu gün 9 ocak 2016 tarihinde saat 13.00'e doğru arılığa uğradım. Hava 14-15 derecelerde, az bulutlu, toprak karın erimesinden ve buzun çözülmesinden sonra sünger gibi yumuşacık olmuş. Yazın dökülen arı otu tohumları sonbaharda çıkmaya başlamışlardı. Dondan epey etkilenmişler.

Arılar yaklaşık 10 gündür kovandan çıkamadılar. Bu hava onlar için iyi geldi.



Hemen hemen bütün kovanlarda hareket gözlemledim. Ancak 2-3 kovanın hareketleri zayıftı. Artık ne olursa olsun bademler ve erikler çiçek açana kadar - istisnai durumlar dışında -  kovanlara dokunmayacağım.

Arı sesini özlemişim, üç saate yakın kovanlarda tek tek dış gözlem yaptım. On güne yakın dışarı çıkamayan arılar içeride ölen arıları kovan dışına taşıyıp attılar. Temizlik uçuşu yaptılar, uçuş antrenmanına çıktılar,  " Bahar yaklaştı, hazır olmak lazım." der gibiler.  Arısı çok olan kovanın ölüsü de çok oluyor.

Kovan içinde arılar nasıl bir alem yaşar şimdilik bilemiyorum ama geçtiğimiz yılların birinde kışın güzel bir havada zayıf çalışan bir arıyı açtığımda şöyle bir durumla karşılaşmıştım: Kovanın bir tarafındaki arılar sağ ve salkımda, diğer tarafa yakın olan arılar petek gözlerine başlarını sokup ölmüşler ve ölü arıların olduğu çerçevelerde bal kalmamıştı. Ben de ölen arılı çerçeveleri alıp kek takviyesi yapmıştım ve arı bahara çıkmıştı.
Zaten sağlıklı arılar martta kendini belli eder, iyi gelişim gösterir, düzgün çalışır, giriş delikleri temizdir. Genç arılar görülmeye başlar.




Sorunlu kovanlar gelişmez, geriler. Arıları yaşlıdır, düzenli çalışmazlar. Yalancı anaya kaçanlarda erkeksi arılar görünür.

Şimdi iyi şeyler düşünmeli, karamsarlığa yer yok. Arılarıma arıcılık bilgim ve arıcılık yeteneğimin elverdiği ölçüde bakım yaptım.
Okuyucu ve izleyicilere iyi dileklerimle selamlar, saygılar.

31 Aralık 2015 Perşembe

2015'İN ARDINDAN

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Geçen kış çok yağışlı bir kış olmuştu. Arıların ilkbahar gelişimi de gecikmişti. Önceki yıllarda nisan ayının son haftasında oğul çıktığına tanık olmuştuk. 2015'te ise mayısın 20'sinden sonra oğul gördük. Temmuz ortalarına kadar oğul yakaladık.

İlkbaharda birkaç arı açlık yaşadı ve bunlardan dört tanesini vaktinde fark edemediğim için kaybettim. Yağışlı havalar yüzünden aç kalan arılarda bozulmalar gözlendi. Kaybettiğim arılarım kuvvetli arılardı, Aç kaldıklarını fark ettiğimde iş işten geçmişti. Yani kıştan bahara çıkan arılar iyi takip edilmeli.Besleme gerekiyorsa beslenmeli.

Bal durumu yönünden ise mayıs ortasına kadar doğadan kayda değer bal akışı olmadı. Karaçalılar açar açmaz arı davranışları değişti.Kovan ağırlıkları günlük fark göstermeye başladı. Öyle ki iki üç günde bir açlıktan ölmemesi için beslemek zorunda kaldığım kuvvetli kolonilerin kovan ağırlığı karaçalı bal akımıyla birlikte çok değişti. O günlerde akşamları kovanların arasında dolaşırken ham balın kokusunu alıyordum. Karaçalıdan sonra mevsimine göre iki hafta kadar bir boşluktan sonra ayçiçekler açmaya başlar ve gerçek bal cümbüşü o zamanlar yaşanır. Bu yıl tek bal süzümü yaptım ve süzdüğüm çerçeveler neredeyse tam sırlıydı. Bal da tam olgun bir baldı.





Bölgemizde sonbahar geç geldi ve de geç gidiyor, Sonbahar gitmeyince kış da gelemiyor. Daha bu pazar - 27 aralık 2015 - arılıkta 15-16 derece sıcaklık vardı.
Oysa hem karakış hem de zemheri girdi. Bu gün - 30 aralık 2015 - yurttan kış ve kar haberleri alıyoruz, biz de ise soğuk kendini hissettirdi.

Arılarımızı bilgimiz ve yeteneğimiz oranında kışa hazırladık. Oksalik asit verecek hava şartları şimdiye kadar oluşmadı. Bundan sonrası mevla kerim diyelim...

Okuyucu ve izleyicilerin yeni yılını kutlarım. Selamlar, saygılar.


18 Kasım 2015 Çarşamba

2015 SONU KIŞ KAPIDA

Kırklareli'den selamlar, Balkanlardan gelmekte olan kışın ayak seslerini duyar gibi oluyorum. Kasım ayı sıcak ve kurak geçiyor, kışı özleyelim diye. Toprakla uğraşanlar biçeceğini biçti, ekeceğini ekti, süreceğini sürdü. Çiftçiler için iyi bir sonbahar geçiyor. 

 Eylül sonlarında kovanları kış düzenine sokma çalışmalarım sırasında iki katlı bir kovandaki çerçeveleri incelerken çerçevenin birinde bir anarı gördüm. Diğer çerçeveleri de kontrol ederken başka bir çerçevede başka bir anarı gözüme çarptı. Onların fotoğraflarını çektim. Anarılardan koyu renkli olanı 6 çerçevelik bir ruşete ballı, polenli, yavrulu 6 adet çerçeve ile bölüp asıl kovanın yanı başına yerleştirdim.





Yukarıdaki çerçevenin anarısı koyu renkli, alttaki çerçevenin anarısı biraz açık renkli
Eylül sonlarında gelen polenler

Varroa  mücadelesi sırasında çektiğim görseller... Altı alüminyum perfore saç olan kovanlarda dökülen varroalar. 



                                  Armutlar bu yıl ikinci ürün vermeye başladı. 
Kasımpatısız kasım olmaz
 Her mevsimin kendine özgü güzellikleri vardır. Sonbahar da ömrünü tamamlamış yaşlı yaprakların dalından kopup ana vatanı toprağa dönüş zamanıdır.Biraz serinlik, biraz rüzgar ve sert bir kırağı bu temizlik işini hızlandırıveriyor.

13 Kasım 2015 Hava güneşli, sıcaklık 23 derece,
 öğleden sonra istikamet arılık...Özlemişim kraliçelerimi.
 14 çerçevelik kuvvetli bir kovanı açıyorum, görüntü güzel ama yavru olayı bitmiş.
 Kraliçemi gördüm, Sıfır beden geziniyor.
 Bu kovan da kendini yaz ortasında zannediyor., girişte kanat çırpmalar.
 Benim özelim. Arılığımın seçilmiş, süzülmüş, damıtılmış bazı özellikleri saptanmış arılarından biri.
En son oğul... anasını kaybeden bir koloniyle birleştirildi, yavru olunca polene gidip gelenler var.

Okuyucu ve izleyicilere selam ve saygılar.